our story · level 2
15.08.2024 — ∞

Bir hikâye
başladı.

Aslında her şey biraz daha önce başlamıştı.
Ama bizim hikâyemiz, ikimizin de hayatında gerçek bir yer edinmeye 15 Ağustos 2024'te başladı.

chapter one

Her şey nasıl başladı?

Başlangıç

Dershanede tanıştık.

İlk başta sadece arkadaşça bir tanışıklıktı. O zamanlar bunun hayatımızın en güzel tesadüflerinden birine dönüşeceğini ikimiz de bilmiyorduk.

İlk gerçek konuşma

Bir dönüş yolu.

Bir gün dönüş yolunda yalnız kaldığımızda bana yolu sordun. Belki çok küçük bir andı ama bugün geriye dönüp bakınca, hikâyemizin ilk küçük cümlesi gibi geliyor.

O meşhur çim adam

“Sen istedin, ben buldum.”

Sevgili olmadan önce, sırf sen istediğin için gece 2-3 yer açıkken çim adam aramıştım. O zaman bunun bizim hikâyemizde bu kadar özel bir yere sahip olacağını bilmiyordum. Ama galiba her şey biraz da orada başladı. 🌱

15.08.2024

İlk buluşmamız.

Tekstil Park. Bu kez sadece arkadaş değildik. O gün, bugün ikinci yılını kutladığımız hikâyenin ilk günü oldu.

one little memory

Çim adamın hikâyesi 🌱

Kalp notu
Bize benzeyen küçük bir şey

Bazı şeyler küçüktür ama unutulmaz.

“Aşk, her zorluğun üstesinden beraber gelmektir.”

Belki bizim hikâyemizin de özeti biraz bu. Her şey mükemmel olduğu için değil, her şeye rağmen birbirimizi seçmeye devam ettiğimiz için buradayız.

our little universe

Birlikte geçen zamanlardan ♡

mini game

Bakalım bizi ne kadar hatırlıyorsun? 💌

Bu bölümün sadece ikimizin bileceği cevapları var.

level 2 complete

İki yıl olmuş
güzelim.

2yıl
730+gün
anı

730 küsur gün boyunca hayatımın en güzel anlarının bir kısmında sen vardın. Bazen güldük, bazen saçmaladık, bazen birbirimizi sinir ettik. Ama dönüp baktığımda, bütün o küçük anların bir araya gelip biz olduğunu görüyorum.

Sana söyleyebileceğim çok şey var ama en basitinden başlayayım:
İyi ki varsın güzelim.
İyi ki benim birtanemsin, fıstığımsın, her şeyimsin.

Gelecek bölüm için...

Seninle geçen koca iki yıl güzelim… Hayatıma ilk adım attığın o andan itibaren, sanki evrenin bütün renkleri yeniden tanımlandı; her günüm, her anım senin varlığınla bambaşka bir anlam kazandı. Zamanın nasıl akıp gittiğini anlayamadığım ama her saniyesini ruhuma kazıdığım bu iki sene, şüphesiz hayatımın en büyüleyici, en huzurlu dönemiydi ve hala da öyle.

Sen benim sadece sevgilim değil; fırtınalı günlerimde sığındığım tek limanım, neşemi gözlerimden okuyan en yakın sırdaşım, hayat yolculuğundaki en büyük şansım ve lütfum oldun. Birlikte güldüğümüz o hesapsız anlar, birbirimizin omzuna yaslanıp dünyayı unuttuğumuz o akşamlar, zorluklara karşı el ele verip nasıl olgunlaştığımız… Hepsi kalbimde paha biçilemez birer hazine gibi saklı. Seninle büyümek, seninle dönüşmek hayatın bana sunduğu en güzel hediye.

Senin için uzun uzun beni yansıtacak eserler yazışlar aradım ve bir tanesi çok gözüme çarptı:

“Sen benim sarhoşluğumsun, ne ayıldım, ne ayılabilirim, ne ayılmak isterim... İçimdeki, dünyamdaki, kalbimdeki yerin o kadar derin ki, seni sevmek hayatın kendisini sevmek oldu benim için.”

Gerçekten de seninle olmak, dünyayı senin gözlerinden izlemek tükenmeyen bir hayranlık veriyor bana. Sen hayatıma girdiğinden beri, edebiyatın o büyük sevdaları anlatırken neden kelimelerle yarıştığını çok daha iyi anlıyorum. Özdemir Asaf’ın “Seni bulmaktan çok aramak isterim, seni sevmeden önce anlamak isterim, seni bir ömür boyu bitirmek değil de, sana her gün yeniden başlamak isterim.” dizesindeki o sonsuz tazelik, benim sana olan hislerimin tam karşılığı.

Geride bıraktığımız bu iki yıl, bizim hikâyemizin sadece girişi. Benim asıl heyecanım, seninle yaşayacağımız o uzun, ucu bucağı olmayan gelecekte. İki yıl değil; ben seninle bir ömrü tüketmek, saçlarımıza aklar düşerken bile gözlerinin içine ilk günkü o hayranlıkla bakabilmek istiyorum. Birlikte yürüyeceğimiz daha binlerce yol, kuracağımız nice hayaller, paylaşacağımız binlerce neşeli sabah ve huzurlu gece var önümüzde.

Gönlümün evi, ruhumun eşi, geleceğim... İkinci yılımız kutlu olsun. İyi ki varsın, iyi ki benimlesin. Seni bir ömür yetmeyecek kadar çok seviyorum.